SEVGİLİM

Aramızdaki bağa aylarca isim aradım , bulamadım. Bir bağ vardı : aşk, sevgi hoşlantı …
Hayır, bunlardan hiçbiri değildi bu. Kimsenin bilmemesi gerekirdi;Elimi tutmanı, öpmeni, adımı söylemeni dahi kimse bilmemeliydi. Yasaktı… sırdı…
Öyle herkesin yaşayabileceği kaldırabileceği cinsten bir şey değildi. Bize özgüydü , bizimdi , bizi biz yapandı beklide. Adını duyduğumda oluşan kalbimin sesini , seni dinlerken gözlerimin içinin gülmesini, fotoğraflayıp sol göğsümdeki fanusa koymuştum.Zaman geçtikçe yeni anılar biriktiriyor , yeni fotoğraflar , yeni hisler koyuyordum soluma. Evet, artık bir anlamı vardı bir ismi…
“Kanser” diyordum.
Evet … Evet… sevgilim artık aramızdaki bağın adı kanserdi.Seninle kavuşamayacağımı ilmek ilmek acı acı içime işlediğim o an anlamıştım.
İnsan kanseri sever mi? Sevdim!
İnsan o kanserle yaşamayı kabul eder mi? ETTİM!
Adı sen , seni bana hissettiren , sana ait olan en ufak her şeyi kabul ettim. Beni yorsa da yıpratsa da kabul ettim.Belki bir ömür kanser adını verdiğim bağımızla yaşayacaktım. Seninle olduğum saatler, sesini duyduğum anlar solumun kemoterapisiydi. O da olmasa şayet kanser ruhumu, hislerimi, duygularımı öldürecekti .
Şimdi arkadan bize bir Funda ARAR şarkısı düşüyor.
“En günahsız gecemde bile seni hep sevdim yeminsiz , bilirim sonu yok aşkın sensiz geçen günlerin. Eriyip güze döndü ömrüm üst üste kaç ölüm”
Ne kadar yaşarım böyle bilmiyorum yaşadığım her an aşkının okyanusunda nefesimi çekiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir