SEN

Sen
Geceleri gölgeler yutardın
Karanlık verem olurdu boğazımda benim
Kusardım
Sen etinle kemiğinle kadındın
Ben dudaklarını avuçlarımda tutardım
Nasıl hatırlıyorsam şimdi
Sen de hatırla
Adın bilmem ne, soyadın bilmem ne
Hatıralar sana ölüm, sana keder olsun
Bir fotoğraf tut ellerimden sonra
Başım sola, sana dönük olsun
Fazla hızlı, dikkatsiz, acı dolu
Anladın mı
Şarampole yuvarlanmışız
Ne garip şey şu ne idüğü belirsiz aşk
Hava durumu namussuzum
Sen biraz parçalı, ben biraz bulutluyum
Oysa
Rüzgarın açtığı perdenin altından yakalamıştım saçlarını
O gün elma şekeri kokan saçlarından
Sonraki gün yalnız elma
Yalnız şeker o günden sonra
Ki o gün
Henüz açmamıştı ayva çiçekleri
Bir bahar akşamı sarılıp bırakmıştın
Hâlâ saklıyorum göz kapaklarımdaki
Veda buseni
Şimdi senin denizinde esince rüzgar
Büyüyüp, dalga olur vurur kıyıma
Denizin alnından kırışıklıklar yontarım
Şimdi senin yaşın bir artar
Ben yastıklardan beyazlar toplarım
Şimdi senin ellerini biri tutar
Ben incelediğim yerden koparım
Hayır yani marifetse bırakıp gitmek
Senin on parmağında on marifet
Gittin
Bana yollar bıraktın
Bana sevdalar, sılalar bıraktın
Yürüyorum
Sevda çekip
Sıla hasretiyle
Yürüyorum, su dökenim yok ardımdan
Git hadi
Beklemiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir