BİR KÜÇÜK FISILTI

Nedir unutmak? Hatırlayamamak ile unutmak aynı kefeye konulabilir mi? Unutmak mümkün mü? Peki ya unutursak fısıldar mı hayat bize?
Hayatın fısıltısını duymak üzere pür dikkat kesiliyor kulaklarım. Aklımın ermediği yaşları bir kenara bırakıyorum. Kendimi bildim bileli tabirinin arkasına sığınıyor ve unutmak mümkün değildir diyorum.

İnsan hayatı aynadan ibaret görüp kendinin farkına vardığı andan itibaren yaşadığı hiçbir şeyi unutamaz. Ufak fısıltılara ihtiyacı vardır elbet. Belki bir yağmur damlası, belki bir gün ışığı, belki de bir ay tutulması. Hayatın fısıltıları öyle konuşmalara benzemez ki. Kelimeleri yoktur hayatın ama sözlerden daha etkilidir kısık sesle dile getirdikleri. Bu sebepten zaten unutmaya inanmayışım. Küçük hatırlatmalarla anımsamayacağı hiçbir şeyi yok insanların. Hatırlayamamak ve unutmak aynı kefeye konulamaz o yüzden.

Hıçkıra hıçkıra ağladığı bir geceyi üzerinden yıllar geçtikten sonra hatırlayamayabilir insan ama bir gece sağanak bir yağmura tutulur bedeni o an anımsar işte nasıl ağlayıp acı çektiğini.
Kahkahalarla izlediği bir filmin adını hatırlayamayabilir insan ama bir çocuğun salıncakta sallanırken attığı kahkahaya takılı kalır kulakları o an anımsar işte izlediği filmin adını.
Tepkisiz kaldığı olayın ne olduğunu hatırlayamayabilir insan ama bir gün yolda yürürken sessiz sedasız can veren kadının olduğu noktaya toplaşan insanların tek bir harekette bulunmayışına denk gelip anımsar tüm  tepkisiz kalmışlıklarını.

Unutamaz insan. Unutmak ister de unutamaz. Fısıltılara ihtiyaç duyar sadece. Hatırlayamaz ama bir bir hatırlatılır hayat tarafından anımsayamadığı her şey.
Unutmak mümkün mü?
Hayır unutmak hiçbir zaman mümkün olmadı. Belki örtbas etmek.. Bir şeyleri ancak örtbas edebilir insan, unutamaz. Unutmayı seçenler ve unutmak istemeyenler. Birde isteseler de unutmayı seçemeyenler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir