ATASÖZLERİNE TENKİT

“Sayılı gün çabuk geçer.”

Bilindiği üzere atasözlerinin bir nevi dokunulmazlığı vardır. Herhangi bir atasözünden bir kelime bile çıkarılamaz veya bir kelime bile o atasözüne eklenemez. Kısacası atasözleri değiştirilemeyen kalıp cümlelerdir. Bir fikir bildiriler. Ancak bazı atasözleri anlamı açısından haklılık payı bulunsa dahi yanlış veya eksik fikirleri içinde barındırabilir.

Yazıda bahsi geçen atasözümüz ele alınacak olursa, sayılı günlerin çabuk geçmesinin her durum ve zamanda geçerli olmadığının görülmesi mümkündür. Atasözünde geçen ‘gün’ kelimesi, ‘zaman’ kavramı olarak ele alınmalıdır. Bu zaman ‘gün’ tasvirinin yanı sıra yıl, ay, saat hatta dakika olarak karşımıza çıkabilir. Zira bir gün içerisinde bile belli bir zamanın, örneğin birkaç saatin geçmesi arzu ediliyor olabilir. Aksi durumda ise birkaç yılın geçme beklentisi mevcut olabilir.

İnsanların, bu atasözünün bildirdiği fikir konusundaki düşünceleri ve davranışları ele alınırsa atasözündeki eksiklik fark edilebilir. Zira sayılı olan günler insanların içinde bulundukları her durumda bahsedildiği gibi çabuk geçmez. Bu atasözümüzü yorumlayan kişilerin genellikle ileri sürdükleri misal ‘askerlik’tir. Askerliğin süreli oluşu bu örneğin seçilmesinde etkilidir. Fakat atasözünün bildirdiği fikrin doğru olabilmesi için insanların duyguları hakkında bilgi sahibi olmak gerekmektedir.

Günümüzde 6 ay kadar kısa bir zamana indirilen askerlik görevi kimi askere ya da asker adayına göre gerçekten kısa gibi görünse de kimi askerlere göre de hiç bitmeyecekmiş gibi uzun gelmektedir. Bunda kişinin duyguları ve önceden edindiği alışkanlıkları etkilidir. Disipline ve kat’i kurallara alışkın olmayan bir asker adayı için askerlik -birkaç saatliğine yapıyor olsa bile- uzun süre gibi gelecektir. Aksi durumda ise disiplini ve kat’i kuralları geçmişinde benimseyen kişiler bu görevi yıllarca yapsalar bile sanki hiç süre geçmemiş gibi hissedebilirler. Bunun yanı sıra askerlik görevini yapmakta olan bir kişi için zaman hızla geçiyorken, o askerin ailesi için zaman hiç geçmek bilmez. Oysa sayılı olan günler tüm kişiler için aynıdır.

İnsanlar severek yaptıkları işlerde çokça zaman harcarlar ve çoğu zaman bunun farkına bile varmazlar. Bahsedilen iş o insanlar için bir zorunluluk teşkil etmez. Bu yüzden de işlerini en iyi şekilde icra edebilirler.
Başka bir durumda ise insanlar sevmeden, yapmak zorunda oldukları işleri yaparken zorluk çekerler ve bu işi hakkıyla yerine getiremezler. Aynı zamanda bu işi yaparken geçirdikleri süre çok kısa bir zaman dilimi bile olsa bitmek bilmez.

Konu hakkındaki bir başka örnekse eğitim süresidir. Ülkemizde asgari eğitim süresi 12 yıldır. Bu süre, gelecek adına ümitli ve kararlı öğrenciler için kısa sayılır. Hayallerini netleştirmemiş öğrenciler için ise bu zaman dilimi uzun görülür. Bu yüzden bu süreyi tamamlamadan eğitim hayatına son veren insanlar da vardır.

Kısacası insanlar istedikleri yerde olursa, ‘zaman’ onlar için bir şey ifade etmez. İstediği yerde olmayan insanlarsa günleri saymakla bitiremeyecektir.
Uzun lafın kısası;
Eğer mutluysanız, ‘sayılı gün çabuk geçer.’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir